>

Test Kategorisi 1

resim

En Öne Çıkarılan Yazı

En öne çıkarılan yazıya ait ön bilgiler ya da kısa bir açıklama...


Koyu Renkli Gözlükler Göze Zararlı

Koyu Renkli Gözlükler Göze Zararlı |  görsel 1
  Retina Cerrahi Uzmanı Opr.Dr. Birgi Sönmezer, koyu renk camlı güneş gözlüğü kullanmanın gözlere çok büyük zararı olduğunu söyledi.   Gözlüklerde kullanılan cam kalitesinin çok önemli olduğunu belirten Opr. Dr. Birgi Sönmezer, “Güneş ışınları içersinde çeşitli dalga boylarına sahip ışınlar var. Bunların bazıları göze ciddi zararlar vermekte. Bunların büyük kısmı atmosferde kaybolmakta ama dünyaya ulaşan bölümü de göze ciddi zararlar vermekte. Güneş gözlükleri de bu zararlı ışınların süzülmesinde gözün bunlardan korunmasında önemli protezlerdir. Dolayısıyla gözlüklerde kullanılan cam kalitesi çok önemli. Güneş gözlüğü demek, koyu renkli cam demek değil. Çünkü koyu renkli camların tek başına kullanılması bu zararlı ışınların süzülmesini sağlamıyor. Sadece parlaklığı ve aydınlığı engelliyor. Bu zararlı ışınların süzülmesi için camlara özel bir takım kaplamalar yapılıyor. Bu sayede süzülen ışınlar göze ulaşmıyor. Sadece retina tabakasına değil, gözün diğer bölümlerinde de bunların verdiği zararlardan bu şekilde korunmuş oluyoruz” dedi.   Koyu renkli camların kullanılması durumunda zararlı ışınların göze daha kolay ulaştığını ifade eden Sönmezer, “Çünkü koyu renkli camlar gözün kendi savunma mekanizmasını bu ışınlara karşı geliştirdiği bazı savunma mekanizmalarında ortadan kalkmasına neden oluyor. Dolayısıyla da göze verdikleri zarar çok daha fazla. Yani insan hiçbir şey takmasa sadece bu koyu renkli camlar yerine hiçbir şey kullanmasa gözün kendi savunma mekanizmaları daha etkili olacak. Koyu renkli camlar kullanılınca da bu sefer gözü...

Gebelik Zehirlenmesine Dikkat

Gebelik Zehirlenmesine Dikkat |  görsel 1
  Gebelik zehirlenmesinin, hamilelik döneminde görülen ve en korkulan durumlardan biri olduğu belirtildi. Denizli Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Hatice Gürsoy, halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen Preeklempsi hastalığının erken yaş gebelik ve ilk gebelik dönemlerinde sık görüldüğünü belirterek bu konuda kadınları dikkatli olmaları konusunda uyardı.   Gebelik zehirlenmesinin gebeliğin 20'nci haftasından sonra görülen yüksek tansiyon, idrarda protein atımı ve ödem ile başlayan bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Gürsoy, şöyle konuştu: "Gebe kalmadan önce tansiyon hastası olanlar, daha önceki gebeliğinde tansiyon yüksekliği problemi olanlar, fazla kilolu olanlar, 20 yaşından küçük ve 40 yaşından büyük gebeler, diyabet ve böbrek hastalığı olan kişilerde daha çok görülür. Müdahale edilmezse kafa içi kanama, kriz geçirme ve ölüme kadar gidebilir. Annenin yaşamı yanında bebeğin yaşamını da etkileyip gelişme geriliği, anne karnında ölüme neden olabilmektedir. O yüzden gebeliği ne kadar fizyolojik bir olay olarak düşünsek de komplikasyonlar açısından ciddiye alınması gereken bir durumdur."   Her kadının hamile kalmadan önce ve sonrasında takip ve taramalarını yaptırmasının önemine değinen Dr. Gürsoy, şunları söyledi: "Gebelik zehirlenmesi hafif, orta ve ağır vaka olarak sınıflandırılabilir. Özellikle hamilelikte tansiyon takibi düzenli yapılmalıdır. Gebelik zehirlenmesinin önüne geçmek için etkili yöntem dengeli beslenme ve gebelik sürecinde düzenli olarak kontrollere gitmek ve doktorun önerilerine mutlaka uymaktır. Takip altında olunduğu sürece gebelik zehirlenmesi korkulacak bir durum de...

Eklemlerinizi Ağrıtan 8 Neden

Eklemlerinizi Ağrıtan 8 Neden |  görsel 1
  Kadınlarda daha sık görülen eklem ağrıları hayatı kabusa çeviriyor. Bilinçsiz egzersizler ve aşırı protein tüketimi bu soruna neden oluyor Eklem ağrılarından hayatlarının herhangi bir döneminde yakınmayan yok gibidir. Ancak ağrıya neden olabilecek problemlerin romatizmal hastalıklara göre dağılımı farklılık gösterebiliyor. Örneğin; yumuşak doku romatizması toplumda yüzde 5 oranında görülürken, Romatoid Artrit 10 bin kişiden 30'unda ortaya çıkıyor. Aile Hastanesi Bahçelievler İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Uslu, eklem ağrılarını tetikleyen başlıca sekiz nedeni sıralıyor:  1- Soğuk hava  2- Proteinden zengin beslenme  3- Yanlış egzersiz  4- Ağır kaldırma.  5- Düşme  6- Kontrolsüz ve bilinçsiz ilaç seçimi.  7- Düzensiz beslenme bozukluğu.  8- Depresyon.    KADINLARDA FAZLA Eklem ağrıları; dokuz kadına karşılık bir erkekte görüldüğü için, eklem ağrılarında kadın hakimiyetinin varlığından söz edilebilir. Dr. Ahmet Uslu bu durumu şöyle açıklıyor: "Kadınlarda daha sık görülmesinin altında; fazla kilo, hareketsiz yaşam ve hormonların etkisi var."   ...

Dünyada Nadir Görülen 7 Binden Fazla Hastalık Var

Dünyada Nadir Görülen 7 Binden Fazla Hastalık Var |  görsel 1
  Dünyada nadir görülen 7 binden fazla farklı hastalıktan muzdarip 350 milyon kişi bulunuyor. Pfizer'in yazılı açıklamasına göre, şirket nadir hastalıklar alanda keşifler yapmak üzere, 2 yıl önce ''Nadir Hastalıklar Araştırma Birimi''ni kurdu. Pfizer Nadir Hastalıklar Ticari Biriminin Başı ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Andrew Callos, 6-8 bin farklı nadir hastalık olduğu bilgisini verirken, istatistiksel olarak 2 bin kişide 1'den az görülen hastalıkların nadir hastalık grubuna girdiğini kaydetti. Avrupa'da yaklaşık 30 milyon, dünyada 350 milyondan fazla kişinin nadir hastalıklardan etkilendiğine dikkati çeken Callos, nadir görülen hastalıkların yaklaşık yüzde 80'inin genetik yapıda olduğunu, hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin doğumdan itibaren nadir hastalıklara yakalanmış çocuklar olduğunu anlattı.   Callos, söz konusu 6-8 bin hastalıktan ancak yüzde 5'ten azının onaylanmış bir tedavisi olduğunu belirterek, ''Nadir Hastalıklar Araştırma Birimi''nde şu ana kadar nadir kanserler ağırlıkta olmak üzere 22'den fazla tedavi geliştirdiklerini bildirdi.   Bir hekimin hayatı boyunca belki bir veya birkaç kez bir nadir hastalıkla karşılaştığını, bu nedenle bir nadir hastalıkta uzman olmanın mümkün olmadığını belirten Callos, ''Hekimler açısından nadir görülen hastalıklara teşhis koymak ve tedavi etmek çok zor. Bu durum, hasta açısından daha da zor. Yıllarca hastalıklarının nedenini anlayamayabiliyorlar. Hastalar kendini yalnız hissediyor çünkü başka hastalarla bağlantıları olmuyor'' ifadelerini kullandı. Callos, Pfizer'in özellikle 5 kategoriye odaklandığına değinerek, şu bilgileri paylaştı:   ''5 farklı kategoride çeşitli evrelerde pek çok teda...

Bütün bitkiler masum değildi

Bütün bitkiler masum değildi |  görsel 1
  Vatandaşlar, sonbaharın gelmesiyle hava sıcaklıklarındaki düşüş nedeniyle hastalıklardan korunmak için alternatif çare olarak görülen aktarlara yoğun ilgi gösteriyor.   İzmit'te havaların soğumaya başlamasıyla grip, nezle, soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı gibi hastalıklardan korunmak isteyen vatandaşlar, doğal ürünlerle alternatif tıp hizmeti veren aktarlardan sağladıkları şifalı bitkilerle önlem almaya çalışıyor.   Kentte 16 yıldır aktarlık yapan Salih Boran, yaptığı açıklamada, kayınpederinin aktarlığa Erzurum'da at sırtında başladığını anlatarak, kayınpederi vefat ettikten sonra eşinin bu konuda alt yapısı olduğu için baba mesleğini devam ettirmeye karar verdiklerini söyledi.   Boran, aktarlığı eşiyle beraber bilinçli olarak yaptıklarını belirterek, satılmaması gereken bitkileri satmadıklarını ve bitkilerin nasıl kullanılması gerektiğiyle ilgili müşteriyi de aydınlattıklarını kaydetti.    Yaklaşan kış mevsimi nedeniyle insanların aktarlara olan talebinin arttığına dikkati çeken Boran, ''Bağışıklık sistemi zayıf olan ve iyi beslenemeyen kişiler çabuk hastalanıyor. Bu yüzden insanların iyi beslenmesi gerekiyor. Bunun yanında bitki çayları ile ıhlamur içilebilir. Ihlamurun yanında bir parça zencefil, bir parça karanfil veya bir parça tarçın alınabilir. Çok yorgun olanlar 3-4 tane karanfili hafif kaynatıp içerek yorgunluğunu giderebilir. Karanfil antiseptik bir köktür, içildiği zaman boğaz ağrıları önlenmiş olur. Kış günlerinde anneler zencefili balla karıştırarak çocuklarına verebilir. Bu da vücudu ısıtır, bulantıyı alır'' şeklinde konuştu.   Boran, tarçının vücuttaki insülini dengelediğini, vücuttaki fazla yağları yaktığını ve kadınlara...

Bunlar sağlık mayını

Bunlar sağlık mayını |  görsel 1
  Aktarlarda, internet ortamında marketlerde satılan ve her türlü hastalığa iyi geldiği iddia edilen gıda takviyeli ürünlerin insan sağlığına zararlı olduğunu söyleyen Kerem Zabun, “Bunlar sağlık mayını” dedi.   Antalya Eczacı Odası Başkanı Kerem Zabun, sağlığa faydalı olduğu, cinsel gücü artırdığı iddiasıyla marketlerde, aktarlarda ‘bitkisel ürün’ adı altında satılan gıda takviyeli ilaçların, ‘sağlık mayını’ olduğunu söyledi.    Zabun, market ve aktarlardaki raflarda üzerinde ‘sağlığa yararlı’ veya ‘cinsel gücü artırıcı’ olduğu belirtilen ya da hemoroid, kanser, prostat, kalp hastalıkları tedavisine faydalı olduğu öne sürülerek ‘tıbbi ürün’ adı altında satılan bitkisel ilaçları kullanmamaları yönünde vatandaşları uyardı.    Zabun, gıda takviyeli bitkisel ürünlerin insan sağlığını olumsuz etkilediğini, ölümlere yol açan sonuçlara neden olduğunu belirtti.   DOZU VE YAN ETKİLERİ KESİN DEĞİL Bitkisel ürünlerin üzerinde sağlıya yararlı ya da tedavi amaçlı olduğu yönünde yazılarla reklam, tanıtım ve satışının yapılmasının Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandığını kaydeden Zabun, “Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan bitkisel ilaçlar sadece eczanelerde satılabilir” dedi. Aktarlarda, internet ortamında ve marketlerde satılan gıda takviyeli ürünlerin içeriğindeki etken maddenin türü, standart kullanım dozu ve yan etkileri kesin olarak belirlenemediği için insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belirten Zabun, şunları söyledi:   BİTKİSEL ÜRÜNLERE BAKILIYOR Aktar ve marketlerdeki bitkisel tıbbi ürünlerde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı&...

Bu yolda yürü, hastalığını teşhis et!

Bu yolda yürü, hastalığını teşhis et! |  görsel 1
  Bursa'nın Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi'nde 2010 Türk-Japon Dostluk Yılı'nda ilçe belediyesi ile Japon Tokai Belediyeleri tarafından açılan Japon Parkı'nda oluşturulan Refleksoloji Yolu, vatandaşın akınına uğruyor.   Japonya'dan getirilen taşlarla uzmanlar tarafından yapılan parkurda yalınayak yürüyenler hem rahatlıyor, hem de ayağının belirli noktalarındaki ağrılardan, yine parkta bulunan ayak sağlık haritasına bakarak, vücudundaki hastalığın ne olabileceğini anlıyor. 5 dakika yürünen Japon Tıp Yolu'ndaki özel seçilmiş taşlar, tüm sinirlerin ayaktan geçtiği düşüncesiyle ayaklardaki sinirler sayesinde vücudun neresinde rahatsızlık olduğunu anlamaya yarıyor.   Japon Tıp Yolu da denilen Refleksoloji Yolu'nda yürünmesi sonucu alternatif tıpta ayakaltındaki noktalara baskı uygulanması yöntemiyle ağrıların giderilmesi sağlanıyor. Yoldaki taşlar da bu nedenle büyüklük ve şekil olarak değişik biçimlerde döşenirken, taşların her biri ayak tabanındaki noktalara temas etmesi, farklı etki yaratıyor.   AYAK HARİTASI HASTALIĞI SÖYLÜYOR Sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşların yürüyüş yoluna gelerek güne başladığını belirten Japon Parkı sorumlusu ressam Emel Yoldaş, "Yürüyüş yolu rahatlama, kaliteli bir uyku ve toksinlerden arınmış bir beden sağladığı gibi, dolaşım sistemini de güçlendirerek ağrıları dindirir. Bunların ötesinde refleksoloji keyifli, dinlendiren ve ağrı sızı vermeyen bir terapidir. Refleksoloji terapisi sırasında bazı organ ve sistemlerin harekete geçmesi normaldir. Bu esnada kişinin kendisini farklı hissetmesi mümkündür. Farklı şekillerde ve büyüklüklerde döşenen taşların bulunduğu yürüyüş yolunda ayağa m...

Bitkisel ilaçlar çözüm mü?

Bitkisel ilaçlar çözüm mü? |  görsel 1
  Hangi televizyon kanalını açsanız mutlaka bir kadın programında bitkilerle tedavi yöntemlerine dair bir şeyler bulabilirsiniz. Sadece televizyonda değil, internette, evinizin kapısını açtığınızda broşür olarak bile pek çok bitki preparatının reklamını görmeniz mümkün. Bitkilerle tedavi yöntemi var mıdır? Her gün önerilen "Lahana yapraklarıyla horlama tedavileri", "Sirkeli sularla zayıflama", "Limon hapıyla forma girme", "Enginar hapı", "Yosun hapı" gibi ürünler ve yöntemler işe yarar mı? Bu tür ürünlerin yan etkileri var mı? Biz bu ürünleri alıyoruz ama acaba bu ürünlerin farklı bir hastalığımızı tetikleyici olup olmadığından emin miyiz? Bitkisel tedaviyi kimler yapmalı? Konuyu uzmanlarla masaya yatırdık...   "İNSANLAR BUNLARIN GERÇEKTEN "TIP DOKTORU" OLDUĞUNU SANIYOR" Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta da bugün HABERTURK.COM Blog köşesinde "Bitkisel ilaç sahtekârlarına kanmayın" başlıklı yazısıyla bu konuya değindi. Prof. Dr. Küçükusta, yazısında şunları belirtti: "Televizyonlar son zamanlarda alternatif tıbbın kellikten körlüğe her derde deva olduğunu ballandıra ballandıra anlatan güruh ile dolup taşıyor.   Bizde de yüzyıllardır çok yaygın olan geleneksel fitoterapi için Lokman Hekim Tıbbı, geleneksel tıp veya koca-karı ilaçları gibi tabirler de kullanılabilir. Bu, iyi niyetle, Allah rızası için yapılan ve bazı durumlarda gerçekten de çok işe yarayan bir tedavi yöntemidir. Eskiden ilkel yöntemlerle her kişi için özel yapılan bitkisel ürünlerin yerini teknolojiden yararlanılarak seri olarak üretilen, ilaçlar gibi marka ve şık ambalajları olan ürünler a...

Bitkilerle ayağa kalktı

Bitkilerle ayağa kalktı |  görsel 1
  Yürümeyi ve hareket etmeyi zorlaştıran "ülseratif kolit" hastalığına yakalanan ve kansere yakalanma eğilimi gösteren 53 yaşındaki Mustafa Bayraktar, ilaçların yanı sıra doğal bitkisel desteklerden oluşan tedaviyle şifa buldu.    Ülseratif kolit hastalığına yakalanan İzmirli Mustafa Bayraktar (53), Ege Üniversitesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı-Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canfeza Sezgin’in doğal bitkisel desteklerden oluşan tamamlayıcı tedavisi ile ayağa kalktığını söyledi. Avrupa ve Amerika’da gelişmiş birçok ülkelerde tamamlayıcı bitkisel tedavinin uygulandığını ifade eden Sezgin, şunları söyledi:    "Öncelikle alternatif tıp diye bir şey yoktur. Tıp bir tanedir. Sadece geleneksel olarak uygulanan yöntemleri bilimsel tıp içinde de kullanıyoruz. Özellikle kanser ve dahili hastalarda tamamlayıcı tıbbın bitkisel tedavisi ile ilgili uygulamalar kullanıyorum. Hipnoz ağrılı hastalıklarda kullanılabilir. İlaçların etkinliğini götürüyor."    Doç. Dr. Canfeza Sezgin, 13 yıldır kanlı ishal atakları olan Mustafa Bayraktar’a uyguladığı bitkisel tamamlayıcı tedavi ile hastanın yaşam standartını yükseltmeyi amaçladığını aktararak, "Kafamızdan uydurma diye bir şey yok. Kanser ve şeker hastalarının tedavisinde bunları tamamlayıcı olarak yüzde 60-70 oranında kullanıyoruz. Yaşam kalitesinde yüzde 20-30’lara varan bir artış yaşanıyor. Her hastaya her bitkiyi uygulamıyoruz. Mustafa Bayraktar bana 2 yıl önce geldi. Biz elimizde olan bulgularla kendisine bitkisel tamamlayıcı desteklerimizi verdik. Bitkisel ilaçların ağrıyı, halsizliği, yorgunluğu azaltıcı etkileri vardır. 1,5 yıllık tedavi sonucu kullandığı ilaçlarla birlikte hastanın yaşam kalitesi yükseldi" ifadeleri...

Bitkilerin bilinmeyen yüzü

Bitkilerin bilinmeyen yüzü |  görsel 1
Bitkilerin bilinmeyen yüzü |  görsel 2
  Gunma Üniversitesi'nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan Koori Goto, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyanın çeşitli bölgelerinde 15 yıldan bu yana bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını anlattı.   Türkiye'ye ise 2000 yılından bu yana ilaç olarak kullanılan şifalı bitkileri araştırmak için 5 kez geldiğini belirten Goto, araştırmaları sırasında İskenderiye'de M.S. 120-200 yılları arasında yaşamış ünlü tıp doktoru Galenos'un Bergama'da şifalı bitkileri kullanarak hastaları iyileştirdiğini öğrendiğini ifade etti.   Galenos'un şifalı bitkiler üzerine yazdığı kitapları bulmak ve bitkileri görmek üzere Yunanistan ve Türkiye'de çalışmalarını yoğunlaştırdığını kaydeden Goto, incelemeleri sırasında Anadolu'da yüzyıllardan beri yetişen bitkilerin bulunduğunu belirlediğini söyledi.   Bitkisel ilaçların Japonya'da 20-30 yıl öncesine kadar tercih edilmesine karşın, bugün yeteri kadar ilgi görmediğine dikkati çeken Goto, ''Bitkisel açıdan zengin olan Anadolu'yu gezerek, özellikle Galenos'un reçetelerini araştırarak bunları ortaya çıkarmak istiyorum. Bu bitkilerin yeniden ilaç olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceliyorum. Bu araştırmalarımı kitap haline getirerek kamuoyuna sunacağım'' diye konuştu.   Araştırmalarıyla ilgili bilgi veren Goto, şunları söyledi:   ''Antik çağlardan beri Anadolu'daki bitkiler ateşli ve kanamalı hastalıklardan çok basit yanık tedavisine kadar pek çok alanda kullanılmış. Türklerin bunca şifalı bitkiye rağmen kimyasal ilaç kullanımında dünya sıralamasında başlarda olması, beni şaşırtıyor. Örneğin adaçayının Türkiye'de çay olarak çok sık kullanıldı...

Alternatif tıp' derdinize dert katmasın

Alternatif tıp derdinize dert katmasın |  görsel 1
  Bitkisel ürünler ve tıp dışı uygulamalarla tedavi arayanlara ''dikkat'' uyarısında bulunan uzmanlara göre internet ve televizyonlarda reklamları yapılan bitkisel ürünler ve bazı uygulamalar sağlığı tehdit ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Hasta Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü, son zamanlarda kamuoyunun gündemine sık gelen bitkisel ürünler ve alternatif tıp konularında uyarılarda bulundu. Herhangi bir tıp eğitimi almamış, hatta sağlıkla ilgili bir meslek mensubu bile olmayanların hasta kabul edebildiğini, hatta ilanlar vererek televizyon kanallarında boy gösterdiğini ifade eden Özlü, iletişim kanallarında ise ilaç ruhsatı olmayan binlerce ürünün Tarım Bakanlığının adı kullanılarak yüksek bedellere pazarlandığını kaydetti.   AA    

Alternatif tıbba yeşil ışık!

Alternatif tıbba yeşil ışık! |  görsel 1
  Böylece 'Geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp düzenlemeleri yapmak' Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasına girdi.   Hükümetin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yetkisinin son gününde çıkan 'Sağlık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki KHK' ilginç bir tartışma başlattı. Yeni düzenlemeyle Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasına 'geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarıyla ilgili düzenleme yapmak' görevi de eklendi. 2 Kasım'da yürürlüğe giren KHK'deki düzenlemede şu ifadeler yer aldı:   '... Geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarıyla ilgili düzenleme yapmak ve sağlık beyanıyla yapılacak her türlü uygulamalara izin vermek ve denetlemek, düzenleme ve izinlere aykırı faaliyetleri ve tanıtımları durdurmak...'      Akşam Gazetesi'nden Dilek Gedik'in haberine göre, düzenleme hastalıklarına çare arayan birçok hasta için de umut oldu. Nasıl uygulanacağı yönetmelikle belirlenecek olan alternatif tıp, bel ve boyun fıtığından, romatizmal hastalıklara varana kadar pek çok sağlık sorununda kullanılabilecek. Yeni bir tartışma da başladı. Bazı hekimler destek veriyor, bazıları düzenlemeye tepkili...   ELEŞTİRENLER Düzenleme trajikomik Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Bayazıt İLHAN: Bu trajikomik düzenleme karşısında bize de, 'tıbbın dışında bir tıp daha var da bizim mi haberimiz yok?' sorusunu sormak kalıyor. Sağlık hizmeti veriyorum diye üfürükçülük yapan da var. Genel Müdürlüğe böyle bir yetki verilmesi çok tehlikeli.   Suiistimale çok açık CHP Mers...

Alternatif tedavilerle ilgili çok önemli uyarı!

Alternatif tedavilerle ilgili çok önemli uyarı! |  görsel 1
  Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, kanserli hastaların en çok suistimal edildiği konunun, alternatif tedavi olduğunu belirterek, ''kanıtı olmayan ürünlerle hastaların hakkı gasp ediliyor'' dedi.   Türk Hematoloji Derneği'nin sosyal sorumluluk projesi olarak ''Hasta ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hematolojik Kanserler Bilgilendirme Toplantısı'' (HALKHEP) Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası'nda yapıldı.   Toplantıya ilişkin açıklama yapan Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, gelecek yıllarda kan kanserli hasta sayısının artacağını, bunun nedeninin de yaşam süresinin artması ve çevresel faktörler olduğunu söyledi. Son olarak Japonya'da yaşanan deprem sonrası meydana gelen nükleer kaza gibi birçok olayın gelecekte de gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunu ifade eden Özcan, çevre duyarlılığının bu konuda büyük önem taşıdığına dikkati çekti.    Kan kanseri oluşumunun önlenmesine yönelik çabaların artırılması gerektiğini de ifade eden Özcan, bu noktada insan sağlığına zararlı kimyasalların kullanımının önlenmesinin gerekli olduğunu bildirdi.    Toplantının hastalığı önlenemeyen Hematolojik kanserlilerle yakınları için düzenlendiğini anımsatan Özcan, toplantıda hastalarla yakınlarına hastalıkla savaşırken, karşılaşacakları zorlukların, beslenmenin ve zararlı şeylerden nasıl korunulacağının anlatıldığını belirtti.   Özcan, bu tür hastalara yönelik kanıtı olmayan tedavi yöntemlerinin bazı kötü niyetli kişiler tarafından pazarlanmak istendiğini dile getirerek şunları söyledi:   ''Hastaların en çok suistimal edildiği konu alternatif tedavi. Bu pazar, san...

?