>

» Bu araştırma diyet yaptırır!



 

Metabolik Sendrom Derneği'nce Türkiye kolu yürütülen uluslararası PURE Projesi'nin sonuçlarına göre, bel çevresi kalınlaşmasının bir sonucu olarak gelişen, tansiyon ve şeker yüksekliği ile birlikte seyreden metabolik sendrom sorunu olanların oranı son üç yılda yüzde 6,3'lük artışla yüzde 49,9'e çıktı. 
 
Metabolik Sendrom Derneği'nce Türkiye kolu yürütülen uluslararası Prospective Urban and Rural Epidemiological Study (PURE) Projesi, toplumsal ve çevresel etkilerin; kalp damar hastalıklarına yol açan risk faktörleri ve bulaşıcı olmayan hastalıkların toplumda görülme sıklığına etkisini araştırıyor. 
 
Türkiye'den 4 bin kişinin katıldığı araştırma, 12 yıl boyunca, Aydın, Antalya, Gaziantep, İstanbul, Kocaeli, Malatya, Nevşehir ve Samsun olmak üzere 8 ilde, 35–70 yaş aralığındaki kişilerin sağlık durumlarını inceliyor.
 
Dünya çapında 12 yıl sürecek projenin 2009–2012 yılları arasındaki karşılaştırmalı Türkiye verileri, PURE Türkiye Ulusal Koordinatörü, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Metabolik Sendrom Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytekin Oğuz ve dernek yönetim kurulu üyelerinin katıldığı basın toplantısında açıklandı.
 
Prof Dr. Oğuz'un verdiği bilgiye göre, obezite, kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülüyor. Obezite Türk toplumunda giderek daha ciddi bir sorun haline geliyor. Hazır gıda tüketiminin giderek arttığı kentlerde son üç yılda hızla yükselen obezite oranı yüzde 54,4'e ulaştı. 
 
38-73 yaş aralığında beden kütle indeksi 30 ve üzerinde olanlarla, yüksek kilolu olarak tanımlanan yüzde 33'lük kişiler de eklendiğinde, toplumda bu yaşlarda sadece yüzde 12.5'luk bir kesimin normal kilo sınırlarında yaşadığı belirtildi.
 
 
Diyabetin habercisi metabolik sendrom
Araştırma sonuçlarına göre, toplumda 35-70 yaş aralığında her iki kişiden birinde metabolik sendrom bulunuyor. 
 
Bel çevresi kalınlaşmasının sonucu olarak gelişen, tansiyon ve şeker yüksekliği ile birlikte seyreden metabolik sendrom, kalp krizi riskini 2,5 kat, inme riskini 5 kat artıyor. Metobolik sendrom sorunu olanların oranı 2009'dan bu yana yüzde 6.3'lük artışla yüzde 49.9 oldu. 
 
Birçok hastalığa davetiye çıkaran ve metabolik sendrom vakalarını ciddi biçimde arttıran bel çevresi genişliği ortalaması, Türk toplumunda kadınlarda 93 santimetre, erkeklerde ise 97 santimetre olarak belirlendi. Sağlıklı oranlar, kadınlarda 80 santimetre ve erkeklerde 94 santimetrenin altı olarak kabul ediliyor. 
 
Son üç yılda yeni diyabet geliştiren kişilerin yüzde 70'inin sağlık geçmişlerine bakıldığında diyabet öncesinde de metabolik sendrom sorunu olduğu görüldü. 
 
 
Yüzde 50 oranında yüksek tansiyon görülüyor
 
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de her 5 kişiden biri diyabet, 60 yaş üzerinde bu oran 3'te 1'e çıkıyor. Diyabet hastalarının yüzde 80'inde kan şekeri kontrolü yetersiz.
 
Türkiye'de diyabet görülme sıklığı 2009'da yüzde 13 iken 2012'de yüzde 17,9'a yükseldi. Açlık kan şekerine göre ölçülen bu verilere HbA1c ölçümleri de eklendiğinde bu oran yüzde 22,3'e çıktı. 
 
Türkiye'de diyabet görülme sıklığı, kadınlarda erkeklere oranla ortalama yüzde 3 daha yüksek olarak belirlendi. Türkiye'de diyabet oranı üç yılda yüzde 20 arttı. Diyabet ortaya çıkanların yüzde 70'i obez, yüzde 26'sı fazla kilolu. Normal kilolular için bu oran sadece yüzde 4. Yeni diyabet gelişen hastaların 3 yıl önceki özelliklerine bakıldığında yüzde 50'sinin hipertansiyonu olduğu gözlendi. 
 
Sonuçlar kolesterol değerlerinde son 3 yılda önemli bir artış olmadığını ama iyi huylu kolesterolü düşük olanların sayısında yüzde 20 artış olduğunu gösterdi. 
 
 
Sigara ve alkol kullanımı azaldı
 
Son 3 yıl içinde sağlık riskleri arasında olumlu gelişme sigara ve alkol kullanım oranlarındaki düşüşte görüldü. Sigara kullananların oranı yüzde 15, alkol kullananların oranı yüzde 20 azaldı.
 
2008 yılında başlayan PURE çalışması, 2020 yılına kadar Türkiye ile birlikte Kanada, Polonya, İsveç, Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Çin, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya, Zimbabwe ve Güney Afrika'nın da dahil edildiği toplam 17 ülkede 156 bin kişi ile yürütülüyor.
 
AA
 
 



?